İtirazın Kaldırılması ve İtirazın İptali Davası Arasındaki Farklar
Tahmini okuma süresi: 5 dakikaİlamsız icra takibinde borçlunun süresi içinde yaptığı ödeme emrine itiraz, takibi kendiliğinden durdurur (2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK m. 62, m. 66). Takibin durması üzerine alacaklının takibe devam edebilmesi ve borçlunun itirazını bertaraf edebilmesi için kanun koyucu iki temel hukuki yol öngörmüştür: Genel mahkemelerde açılan itirazın iptali davası (2004 sayılı İİK m. 67) 1 ve icra mahkemesinden talep edilen itirazın kaldırılması (2004 sayılı İİK m. 68, m. 68/a).
Bu iki yol; tabi oldukları usul kuralları, inceleme merciinin yetkisi, delil ikame serbestisi, hak düşürücü süreleri ve kararların maddi anlamda kesin hüküm teşkil edip etmemesi bakımından temelden farklılaşmaktadır.
İtirazın Hükümden Düşürülmesinde Alacaklının Seçimlik Hakkı
İlamsız icra takibine süresi içinde yapılan itiraz ile duran takibin devamını sağlamak amacıyla alacaklı, somut uyuşmazlığın ve elindeki ispat vasıtalarının niteliğine göre bu iki yoldan birini tercih etme hakkına sahiptir.
Alacaklının elinde 2004 sayılı İİK m. 68 veya m. 68/a kapsamında sayılan nitelikte bir belge bulunmuyorsa, itirazın kaldırılması yoluna başvurması mümkün olmayıp itirazı ancak genel mahkemede açacağı itirazın iptali davası ile bertaraf edebilir. Buna karşılık, alacaklı 2004 sayılı İİK m. 68 anlamında borç ikrarını içeren belgelere sahip olsa dahi, dilerse daha hızlı ve dar yetkili olan icra mahkemesine gitmek yerine genel mahkemede itirazın iptali davası açmayı seçebilir.
İtirazın İptali Davası (İİK m. 67)
Hukuki Niteliği ve Mahkemenin Görevi
İtirazın iptali davası, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itirazı ile durmuş bulunan alacak olan, usul hukuku bakımından bir eda davasıdır. Dava genel hükümlere göre genel mahkemelerde (Asliye Hukuk, Asliye Ticaret, Tüketici, İş Mahkemeleri vb.) görülür. Görevli mahkeme, genel hükümlere ve uyuşmazlığın niteliğine göre belirlenir; yetkili mahkeme ise 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) genel yetki kurallarına veya özel yetki sözleşmesine tabidir.
Mahkemenin vereceği esasa ilişkin kabul veya ret kararı, genel mahkeme ilamı niteliğinde olup maddi anlamda kesin hüküm (6100 sayılı HMK m. 303) doğurur.
Hak Düşürücü Süre ve Arabuluculuk Şartı
Alacaklı, itirazın kendisine tebliği tarihinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasını açmalıdır (2004 sayılı İİK m. 67/1). Bu süre hak düşürücü süre niteliğinde olup hâkim tarafından re’sen gözetilir. Bir yıllık hak düşürücü sürenin geçirilmesi hâlinde takip kesin olarak hükümsüz kalır; ancak alacaklının genel hükümler dairesinde zamanaşımı süresi içinde genel bir alacak davası açma hakkı saklıdır (2004 sayılı İİK m. 67/4).
Uyuşmazlık konusu alacak ticari alacak, işçilik alacağı veya tüketici uyuşmazlığı gibi zorunlu dava şartı arabuluculuk kapsamında yer alıyorsa, itirazın iptali davası açılmadan önce arabuluculuk dava şartının tüketilmiş olması zorunludur. Arabuluculuk bürosuna başvurulmasıyla birlikte bir yıllık hak düşürücü süre durur ve son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar işlemez.
Yargılama Usulü ve İspat Kuralları
İtirazın iptali davasında genel ispat kuralları (6100 sayılı HMK m. 187 vd.) uygulanır. Davacı alacaklı, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını her türlü hukuki delille (senet, yemin, ticari defterler, tanık, bilirkişi, keşif) ispat edebilir (2004 sayılı İİK m. 67/1) 1.
İcra mahkemesindeki gibi belge sınırlaması bulunmaz. Borçlu da itirazında bildirmediği itiraz gerekçelerini (itirazın kaldırılmasından farklı olarak) genel hükümlere göre savunmanın genişletilmesi yasağı çerçevesinde ileri sürebilir.
İcra İnkâr Tazminatı ve Şartları
Borçlunun itirazının haksızlığına karar verilmesi hâlinde, alacaklının talebi üzerine hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden (%20) aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilir (2004 sayılı İİK m. 67/2).
Borçlunun icra inkâr tazminatına mahkûm edilebilmesi için şu şartların birlikte gerçekleşmesi aranır:
- Geçerli bir ilamsız icra takibinin bulunması,
- Borçlunun süresi içinde ödeme emrine itiraz etmiş olması,
- İtirazın iptali davasının bir yıllık hak düşürücü süre içinde açılmış olması,
- Davacı alacaklının açıkça inkâr tazminatı talep etmiş olması (6100 sayılı HMK m. 26 taleple bağlılık ilkesi),
- Borçlunun itirazının haksızlığına karar verilmesi,
- Alacağın likit olması.
Alacağın likit olması; borç miktarı ve unsurlarının borçlu tarafından bilinebilir veya tek başına hesap edilebilir olması, alacağın tespiti için ayrıca yargılama yapılmasına ve bilirkişi incelemesine gerek duyulmaması anlamına gelir. Zarar miktarının yargılama ile tayin edildiği haksız fiil, rücuen tazminat veya kusur incelemesi gerektiren alacaklarda alacak likit sayılmaz ve inkâr tazminatına hükmedilemez.
Alacaklının takibinde haksız ve kötü niyetli görülerek davanın reddedilmesi hâlinde ise borçlunun talebi üzerine, alacaklı reddedilen miktarın yüzde yirmisinden (%20) aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkûm edilir (2004 sayılı İİK m. 67/2) 1. Borçlu aleyhine tazminat için haksızlık yeterli iken, alacaklı aleyhine tazminat için haksızlığın yanı sıra “kötü niyetin” varlığı şarttır.
İtirazın Kaldırılması Yolu (İİK m. 68, 68/a, 68/b)
Hukuki Niteliği ve İcra Mahkemesinin Dar Yetkisi
İtirazın kaldırılması, icra mahkemesinden talep edilen ve takip hukukuna özgü bir kurumdur. İcra mahkemesi dar ve sınırlı yetkili bir merci olup basit yargılama usulü uygular. İcra mahkemesi tanık dinleyemez, yemin teklifini kabul edemez; incelemesini kural olarak yalnızca kanunda sınırlı sayıda sayılan belgeler üzerinden şekli olarak yürütür.
İcra mahkemesinin itirazın kaldırılması talebi üzerine verdiği kararlar maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmez (2004 sayılı İİK m. 68 son fıkra) 2. Bu nedenle taraflar genel mahkemelerde menfi tespit, istirdat veya alacak davası açma hakkını saklı tutar.
Başvuru Süresi ve Sürenin Kaçırılmasının Ağır Sonucu
Alacaklı, itirazın kendisine tebliği tarihinden itibaren altı ay içinde icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını talep etmelidir (2004 sayılı İİK m. 68/1, m. 68/a/1).
Bu süre hak düşürücü süredir. Altı aylık sürenin en kritik sonucu: Bu süre içerisinde itirazın kaldırılması istenilmediği takdirde, alacaklı aynı alacak için yeniden ilamsız takip yapamaz (2004 sayılı İİK m. 68/1 son cümle). Süreyi kaçıran alacaklı, artık genel mahkemede bir yıllık süre içinde itirazın iptali davası açmak ya da doğrudan genel alacak davası açmak zorunda kalır.
İtirazın Kesin Kaldırılması (İİK m. 68)
Borçlu borca itiraz etmişse (imzaya itiraz etmemiş veya imzayı kabul etmişse), alacaklı itirazın kesin kaldırılmasını ister 2. Alacaklının talebinin kabul edilebilmesi için takibin münhasıran 2004 sayılı İİK m. 68/1’de belirtilen belgelerden birine dayanması zorunludur:
- İmzası ikrar veya noterlikçe tasdik edilen borç ikrarını içeren adi veya resmi senetler,
- Resmi dairelerin veya yetkili makamların yetkileri dahilinde usulüne göre verdikleri makbuz veya belgeler,
- 2004 sayılı İİK m. 68/b uyarınca; borçlu cari hesap veya kredi sözleşmeleri kapsamında süresinde noter kanalıyla tebliğ edilip bir ay içinde itiraz edilmeyen hesap özetleri ve ihtarnameler.
Borçlu, itirazını haklı gösterecek aynı güçte bir belge (ödeme makbuzu, ibraname vb.) ibraz edemezse icra mahkemesi itirazın kesin kaldırılmasına karar verir. İtirazın kesin kaldırılması kararı ile takip kesinleşir ve haciz aşamasına geçilir.
Talebin esasa ilişkin nedenlerle kabulü hâlinde borçlu, reddi hâlinde ise takibe haksız başlayan alacaklı, talep üzerine %20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr veya kötü niyet tazminatına mahkûm edilir (2004 sayılı İİK m. 68 son fıkra).
İtirazın Geçici Kaldırılması (İİK m. 68/a, m. 69)
Alacaklının dayandığı senet adi nitelikte olup borçlu süresi içinde icra dairesine verdiği itiraz dilekçesinde senet altındaki imzayı ayrıca ve açıkça reddetmişse (2004 sayılı İİK m. 62/5), alacaklı kesin kaldırma değil, itirazın geçici kaldırılmasını talep edebilir (2004 sayılı İİK m. 68/a/1).
İtirazın geçici kaldırılması usulünde şu özel kurallar işletilir:
- Duruşmada bizzat bulunma zorunluluğu: İmzayı reddeden borçlu, icra dairesinin yetki çevresinde ise geçerli mazereti bulunmadıkça duruşmada bizzat hazır bulunmak zorundadır (2004 sayılı İİK m. 68/a/2). Meşru bir mazereti olmaksızın duruşmaya gelmeyen borçlunun başka hiçbir inceleme yapılmaksızın itirazı muvakkaten kaldırılır ve alacağın yüzde onu (%10) oranında para cezasına mahkûm edilir (2004 sayılı İİK m. 68/a/5).
- İmza incelemesi: Borçlu duruşmada hazır bulunursa mahkemece tatbika medar imzalar üzerinden bilirkişi incelemesi yaptırılır (2004 sayılı İİK m. 68/a/3). İmzanın borçluya ait olduğu kanaatine varılırsa itirazın geçici kaldırılmasına ve borçlu aleyhine alacağın %10’u oranında para cezası ile en az %20 tazminata hükmedilir (2004 sayılı İİK m. 68/a/6, m. 68/a/8).
- Geçici haciz ve borçtan kurtulma davası: İtirazın geçici kaldırılması kararının verilmesi üzerine alacaklı borçlunun mallarına muvakkat haciz koydurabilir (2004 sayılı İİK m. 69/1). Borçlu kararın tefhim veya tebliğinden itibaren yedi gün içinde alacağın %15’ini mahkeme veznesine nakden depo ederek veya banka teminat mektubu sunarak genel mahkemede borçtan kurtulma davası açabilir (2004 sayılı İİK m. 69/2). Borçlu yedi gün içinde bu davayı açmaz veya davası reddedilirse geçici kaldırma kararı ve geçici haciz kesinleşir (2004 sayılı İİK m. 69/3).
Karşılaştırmalı Hukuki Değerlendirme
| Kriter | İtirazın İptali Davası (İİK m. 67) | İtirazın Kaldırılması Talebi (İİK m. 68, 68/a) |
|---|---|---|
| Görevli Merci | Genel Mahkemeler (Asliye Hukuk, Ticaret vb.) | İcra Mahkemesi (İcra Hukuk Mahkemesi) |
| Hukuki Niteliği | Eda davası (Maddi hukuk uyuşmazlığı) | Takip hukuku incelemesi (Şekli nitelikte) |
| Başvuru Süresi | İtirazın tebliğinden itibaren 1 yıl | İtirazın tebliğinden itibaren 6 ay |
| Sürenin Kaçırılması | Alacak hakkı saklı kalır, genel alacak davası açılabilir | Yeniden ilamsız icra takibi yapılamaz |
| Arabuluculuk Şartı | Dava konusuna göre (ticari, iş, tüketici) zorunlu dava şartıdır | İcra mahkemesi takibe özgü merci olduğundan zorunlu değildir |
| İspat Vasıtaları | HMK genel hükümleri; her türlü delil (tanık, yemin, bilirkişi) | Münhasıran İİK 68-68/a’daki sınırlı yazılı belgeler |
| Kararın Hükmü | Maddi anlamda kesin hüküm doğurur (HMK m. 303) | Şekli kesinlik doğurur, maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmez |
| Yargılama Harcı | Nispi harca (karar ve ilam harcı) tabidir | Maktu başvuru ve harca tabidir |
| Tazminat Yaptırımı | Haksız itiraz/takipte en az %20 inkâr/kötü niyet tazminatı | Esastan kabul/rette en az %20 tazminat; ayrıca imza inkarında %10 para cezası |
Uygulama Açısından Stratejik Seçim Ölçütleri
Alacaklı taraf somut takip dosyasında yol belirlerken şu hususları değerlendirmelidir:
- Belge Durumu: Takip dayanağı belge noter onaylı borç ikrarı, resmi belge veya itiraz edilmemiş cari hesap özeti (2004 sayılı İİK m. 68/b) 6 gibi kesin delil vasfında ise, maktu harçla ve süratle neticelenecek olan itirazın kaldırılması yolu öncelikle tercih edilmelidir. Ancak alacak cari hesap faturasına, sevk irsaliyesine veya tanıkla ispatı gereken bir ticari ilişkiye dayanıyorsa doğrudan itirazın iptali davası açılmalıdır .
- İcra Mahkemesi Kararının Etkisi: Alacaklının icra mahkemesinde açtığı itirazın kaldırılması talebi esasa ilişkin nedenlerle reddedilirse aleyhine %20 tazminata hükmedilir (2004 sayılı İİK m. 68 son fıkra) 2. Ancak alacaklı süresi içinde genel mahkemede itirazın iptali veya alacak davası açarsa hükmolunan tazminatın tahsili dava sonuna kadar ertelenir ve davayı kazanırsa bu tazminat kalkar 2.
- Zamanaşımı ve Takip Yetkisi: İtirazın kaldırılması için tanınan altı aylık hak düşürücü sürenin geçirilmesi hâlinde bir daha ilamsız takip yapılamayacağı (2004 sayılı İİK m. 68/1) kuralı göz önünde bulundurularak, tebligat parçası takip edilmeli ve süreler kaçırılmamalıdır.
Alacaklının elindeki ispat vasıtalarının niteliği ve alacağın likit olup olmaması, tercih edilecek kanun yolunun başarı şansını ve maruz kalınabilecek tazminat risklerini doğrudan belirlemektedir.
